“Tek Adam”ın kendi ifâdesiyle: “Târîhin gördüğü en zâlim devlet”(!) olan ve Haçlı Avrupası`nın altı asrda başaramadığı Devlet-i Aliyye-i Osmâniyyeile Hilâfet-i İslâmiyye`yi târîhe gömme işini, ya‘nî “Şark Mes’elesi”ni, Siyonizm ve onun yörüngesindeki emperyalist Haçlı Batı`nın lehine kökünden halleden; ve hepsi Türk ve Müslimân olan Osmânlı Halîfe ve Pâdişâhları ile onların bütün soy-sop, hısm, akrabâ ve sülâlesini kendi öz-vatanlarından koğarak Türk milletini Osmânlı`dan (y
Tükendi
Gelince Haber Ver“Tek Adam”ın kendi ifâdesiyle: “Târîhin gördüğü en zâlim devlet”(!) olan ve Haçlı Avrupası`nın altı asrda başaramadığı Devlet-i Aliyye-i Osmâniyyeile Hilâfet-i İslâmiyye`yi târîhe gömme işini, yaʻnî “Şark Mes’elesi”ni, Siyonizm ve onun yörüngesindeki emperyalist Haçlı Batı`nın lehine kökünden halleden; ve hepsi Türk ve Müslimân olan Osmânlı Halîfe ve Pâdişâhları ile onların bütün soy-sop, hısm, akrabâ ve sülâlesini kendi öz-vaŧanlarından koğarak Türk milletini Osmânlı`dan (ya‘nî, Türk`ü Türk`den) kurtarmanın(!), Yunan`ıı denize dökmekden çok dahâ “rehâkâr”, kutlu bir iş olduğunu söyleyen M. Kemal`in, qâhir ekseriyyetini atadığı “Garb`ın Yeniçerileri” olan eski İttihâdcı, yeni Kemalci`lerden müteşekkil ve onun emrinden çıkmayan“İkinci Dönem” muhâlefetsiz “kız gibi bir Meclis”in, Lozan Mu‘âhedesi`nin imzâlanıp merʻiyyete girmesinden 28 gün önce, 3 Mart 1924 gecesi kabûl etdiği 431 sayılı huqûqsuz bir qânûnla kadın-erkek, karı-koca, kocakarı, sabî-bebek, hasta-yaşlı, yaşlı hasta, sakat-kötürüm tefrîqi yapılmaksızın hallâc pamuğu gibi vaŧan hudûdları dışına savurarak, Türkiye üzerinden “ebediyyen” –uçakla dahi– “transit” geçmelerine yasak konulup, dönüşü olmayan “Vahşî Sürgün”e göndererek “jenosid”e tâbiʻ tutdukdan sonra, M. Kemal`in “yüzyılların hesabı görüldü” dediği, nesebi öz-be-öz ve “hâlis-muhlis” en eski Türk soyuna dayanan Hânedân-ı Âl-i Osmân`dan sâdece bir âilenin, Şehzâde Mahmûd Şevket Efendi ile sürgüne çıkarken henûz 13 aylık bir bebek olan ŧâli‘siz biricik yavrusu Nermîn Sulŧân`ın, film ve dizilere taş çıkartan sürgündeki dramatik hayâtları ve trajik âqibetlerinin hikâyesidir, elinizdeki bu kitâbda anlatılanlar...