Bazı şeyler yüksek sesle başlamaz.
Yavaşça yerleşir.
Bir düşünce gibi, bir his gibi…
Sonra fark etmeden hayatın tamamını kaplar.
“Vehim”, bir kadının zihninde büyüyen kaygının, yalnızca bir ruh hâli değil;
hayatın içinde birikenlerin sonucu olduğunu anlatır.
İş yerlerinde normalleştirilen baskıları, ilişkilerde görünmez hâle gelen sınır ihlallerini,
söylenemeyenleri ve yutulan cümleleri…
Bu roman, panik ve kaygının kendisine değil;
ona zemin hazırlayan günlük hayatın içindeki sessiz şiddete bak
Tükendi
Gelince Haber VerBazı şeyler yüksek sesle başlamaz.
Yavaşça yerleşir.
Bir düşünce gibi, bir his gibi…
Sonra fark etmeden hayatın tamamını kaplar.
“Vehim”, bir kadının zihninde büyüyen kaygının, yalnızca bir ruh hâli değil;
hayatın içinde birikenlerin sonucu olduğunu anlatır.
İş yerlerinde normalleştirilen baskıları, ilişkilerde görünmez hâle gelen sınır ihlallerini,
söylenemeyenleri ve yutulan cümleleri…
Bu roman, panik ve kaygının kendisine değil;
ona zemin hazırlayan günlük hayatın içindeki sessiz şiddete bakar.
Güçlü olmanın beklendiği, dayanmanın normalleştirildiği bir dünyada,
kadınların kendi içlerinde verdikleri mücadeleye tanıklık eder.
“Vehim”, bir teşhis koymaz.
Bir çözüm önermez.
Sadece gösterir.
Ve okuruna şunu fısıldar:
“Bunu yaşayan bir tek sen değilsin.”