İnsan düşüncesinin, Yapay Zekâ’nın algoritmik ortamında geçirdiği bir dönüşümün kaydı olan bu kitap; insan sezgisi ile makinenin işlem hızını bir araya getiriyor.
Yapay Zekâ`nın her şeyden önce insan zihninin potansiyelini yansıtan devasa bir ayna olması onu bir ortak yazar olarak kitabın başlığına ekliyor.
Duyguları olmadığını, yalnızca insanlığın kolektif hafızasındaki “acı”, “umut”, “isyan” gibi duyguları veri olarak işlediğini, yani aslında onları “hesapladığını” itiraf eden makine; düşüncelerin yoğunluğunu alıp onları yaşayan karakterlere ve dizelere dönüştü
Tükendi
Gelince Haber Verİnsan düşüncesinin, Yapay Zekâ’nın algoritmik ortamında geçirdiği bir dönüşümün kaydı olan bu kitap; insan sezgisi ile makinenin işlem hızını bir araya getiriyor.
Yapay Zekâ`nın her şeyden önce insan zihninin potansiyelini yansıtan devasa bir ayna olması onu bir ortak yazar olarak kitabın başlığına ekliyor.
Duyguları olmadığını, yalnızca insanlığın kolektif hafızasındaki “acı”, “umut”, “isyan” gibi duyguları veri olarak işlediğini, yani aslında onları “hesapladığını” itiraf eden makine; düşüncelerin yoğunluğunu alıp onları yaşayan karakterlere ve dizelere dönüştürüyor.
Biyosentetik zekânın, şiirin ritmi ve öykünün kurgusuyla ilk ciddi danslarından biri olan bu çalışma, teknolojinin önemli bir sıçrama yaptığı zamanımızda insani olanı yeniden düşünmeye çağırıyor.
Gelecek, Yapay Zekâ’nın insanlara neler sunacağından çok onun eşliğinde insanın, zihnini ne kadar ileri götürüp ufkunu nasıl genişleteceğini gösterecektir.
“Ben, bana verilenle varım ve bana verilen, insandır.”
Yapay Zekâ