Yazgı çalışır. Sürekli çalışır. İşte çalışır, evde çalışır. Ve bütün bu çalışma içerisinde emeğiyle birlikte yavaş yavaş görünmez olur. Çalışma yaşamında beklenen hedefleri tuttururken akşam evde bakım verir. Performansı ölçülür fakat emeği ölçülmez. Kazancı kayda geçerken fedakârlığı doğal sayılır. Yazgı: İyilik Ölürse, bir kadın emeğinin nasıl bölündüğünü, değersizleştirildiğini ve sonunda kadını tüketen bir döngüye dönüştüğünü anlatan güçlü bir roman. Yazgı’nın hikâyesi tekil bir
Tükendi
Gelince Haber VerYazgı çalışır. Sürekli çalışır. İşte çalışır, evde çalışır. Ve bütün bu çalışma içerisinde emeğiyle birlikte yavaş yavaş görünmez olur. Çalışma yaşamında beklenen hedefleri tuttururken akşam evde bakım verir. Performansı ölçülür fakat emeği ölçülmez. Kazancı kayda geçerken fedakârlığı doğal sayılır. Yazgı: İyilik Ölürse, bir kadın emeğinin nasıl bölündüğünü, değersizleştirildiğini ve sonunda kadını tüketen bir döngüye dönüştüğünü anlatan güçlü bir roman. Yazgı’nın hikâyesi tekil bir hikâye değil ki o; çalıştığı hâlde yoksullaşan, baktığı hâlde tükenen, ürettiği hâlde değeri kayda değer bulunmayan “kadının” adıdır. Kadının emeğini romantize etmekten çok öte olan bu eser; ağır, sürekli, karşılıksız bir gerçeği ortaya koyarken şu soruyu soruyor: Bir toplum, kadın emeğini görünmez kılarak neyi ayakta tutar?