Salâtu¨selâm getirmek, bir rahmet vesilesi olarak Peygamber Efendimiz’le (s.a.s.) irtibatın dilimizde ve kalbimizdeki ifadesidir. Ona yönelttiğimiz her salâtu¨selâmda hayata dâir u¨midimiz tazelenir, kulluk edebimiz istikamet kazanır. Peygamber Efendimiz’i (s.a.s.) hatırladıkça Allah’ın u¨zerimizde tamamladığı nimeti daha derinden idrak eder, kendimizi bir hakikat tecru¨besi içinde buluruz. Zira salâtu¨selâm, kendisiyle kemâle erdiğimiz ve u¨mmet olma bilincine eriştiğimiz ilâhî tecellîye yönelmiş bir ameldir. Bu hakikat u¨zerine ne kadar du¨şu¨nsek, o nisbette sınırsızlaşan bir mânâ ile kar
Tükendi
Gelince Haber VerSalâtüselâm getirmek, bir rahmet vesilesi olarak Peygamber Efendimiz’le (s.a.s.) irtibatın dilimizde ve kalbimizdeki ifadesidir. Ona yönelttiğimiz her salâtüselâmda hayata dâir ümidimiz tazelenir, kulluk edebimiz istikamet kazanır. Peygamber Efendimiz’i (s.a.s.) hatırladıkça Allah’ın üzerimizde tamamladığı nimeti daha derinden idrak eder, kendimizi bir hakikat tecrübesi içinde buluruz. Zira salâtüselâm, kendisiyle kemâle erdiğimiz ve ümmet olma bilincine eriştiğimiz ilâhî tecellîye yönelmiş bir ameldir. Bu hakikat üzerine ne kadar düşünsek, o nisbette sınırsızlaşan bir mânâ ile karşılaşırız.
İslâm telif mirası, Peygamber Efendimiz’le (s.a.s.) irtibatın sürekli canlı kaldığı zengin bir külliyât ortaya koymuştur. Bu büyük hâfıza içinde Abdüsselâm İbn Meşîş hazretlerinin tertip ettiği salavâtın müstesnâ bir yeri vardır. Asırlar boyunca sâlihlerin kalplerinde ve tâliplerin dillerinde yer bulan, her okunuşunda hakîkat-i Muhammediyye’nin bir vechesini idraklere taşıyan bu salavât metni, üzerine yazılan şerhler sayesinde müşterek bir irfânın ifadesi haline gelmiştir.
Zuhura Övgü, İbn Meşîş salavâtı üzerine İsmâil Hakkı Bursevî hazretlerinin şerhini merkeze alarak yapılmış bir okuma ve açıklama denemesidir. Kitap, Peygamber Efendimiz (s.a.s.) etrafında teşekkül eden ilmî ve edebî mirası İbn Meşîş salavâtı üzerinden takip ederek aktarmaya çalışmakta; anlamın ve kesinlik duygusunun yitirildiği, her meselenin kısır tartışmaların gölgesinde tüketildiği şu dönemde hakîkat-i Muhammediyye’nin sâlih kalplere akseden yönlerine vurgu yapabilmeyi amaçlamaktadır.